Uçan Anne Terliği Kitap Tanıtım Konuşması

 

Uçan Anne Terliği Kitap Tanıtım Konuşması


Merhaba arkadaşlar ve öğretmenim.

Bugün sizlere Anıl Basılı’nın yazdığı “Uçan Anne Terliği” adlı kitabı tanıtacağım.

Kitabımızın başkahramanlarından biri Tıknaz Hanımdır. Tıknaz Hanım pasta yapmayı çok seven, güçlü, misafirperver ve haksızlığa karşı duyarlı bir kişidir. Çocukluk hayali ise bir pasta dükkânı açmaktır. Pasta yapmayı mesleğini öğreten büyükbabasından öğrenmiştir. Ayrıca Tıknaz Hanım’ın Kurnaz adında bir kedisi vardır.Hikâyede Tıknaz Hanımın yaptığı 20 katlı bir pasta önemli bir yere sahiptir. Ancak beklenmedik bir şekilde 38 numaralı bir terlik pastanın içine girer ve pastanın dağılmasına neden olur. Bunun üzerine terliğin kime ait olduğunu bulmak için eğlenceli ve merak dolu bir macera başlar.


Tıknaz Hanımın oğlu İmdat da bu maceranın içinde yer alır. Terliğin sahibini bulmak için ailece yola çıkarlar. Bu yolculukta herkesin farklı bir görevi vardır. Tıknaz liderlik yaparken, Vecihi ulaşımdan sorumludur. Kurnaz da bu macerada onlara eşlik eder.Hikâyede ayrıca Şaşkın Kardeşler adı verilen karakterlerle ve onların Bitirim adlı köpeğiyle de karşılaşırız. Maceranın sonunda merak edilen terliğin sahibinin Sirkenaz olduğu ortaya çıkar.Bence kitabın en önemli özelliklerinden biri, eğlenceli ve komik olayların yanında yardımlaşma, dayanışma, arkadaşlık ve merak gibi duyguları da anlatmasıdır. Kitabın ana fikrini ise “Nerede birlik, orada dirlik.” sözüyle açıklayabiliriz. Çünkü hikâyede karakterler karşılaştıkları sorunları çözmek için birlikte hareket ederler.


Ben bu kitabı özellikle macera ve eğlenceli hikâyeleri seven arkadaşlarıma tavsiye ederim. Çünkü kitap boyunca “Terlik kimin?”, “Nerede?” ve “Bu olay nasıl sonuçlanacak?” gibi soruların cevaplarını merak ediyoruz.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

bb

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabı İle İlgili  Klasik Sorular ve Cevapları


1. Yağız neden yaz tatilinden nefret ediyordu?

Cevap: Yağız, anne ve babası sürekli çalıştığı ve onunla yeterince ilgilenmediği için yaz tatilinden nefret ediyordu. Zamanının çoğunu sıkıcı bulduğu bakıcısıyla ve tablet oynayarak geçiriyordu. Asıl istediği ise ailesiyle vakit geçirmek, konuşmak, sarılmak ve güzel anılar biriktirmekti.

2. Yağız’ın ailesi neden sürekli çalışıyordu?

Cevap: Ailesi, daha büyük ve geniş bir eve taşınabilmek için para biriktirmek amacıyla sürekli çalışıyordu.

3. Yağız’ın babası onun için nasıl bir çözüm buldu?

Cevap: Yağız sıkıldığı ve ailesi onunla yeterince ilgilenemediği için babası onu, dedesinin yaşadığı evin yakınındaki bir okula yazdırdı. Böylece Yağız dedesiyle daha fazla vakit geçirmeye başladı.

4. Dedenin mahalledeki lakabı neydi?

Cevap: Dedenin mahalledeki lakabı **“Huysuz İhtiyar”**dı.

5. Yağız dedesine ilk başlarda neden yabancı hissediyordu?

Cevap: Yağız dedesini çok sık görmediği ve onunla yeterince vakit geçirmediği için dedesine karşı yabancı hissediyordu. Bu yüzden dedesi hakkında ön yargılıydı.

6. Dedesi Yağız’a hangi lakabı takmıştı?

Cevap: Dedesi başlangıçta Yağız’a “Suskun Oğlan” diyordu. Daha sonra ona “Delikanlı” demeye başladı. Yağız “Delikanlı” denmesinden hoşlanıyordu.

7. Yağız ileride hangi mesleği yapmak istiyordu?

Cevap: Yağız ileride avukat olmak istiyordu.


8. Yağız, dedesinin eski bir hâkim olduğunu öğrenince neden şaşırdı?

Cevap: Çünkü dedesinin daha önce hâkimlik yaptığını bilmiyordu. Bunu öğrenince hem şaşırdı hem de dedesiyle ilgili yeni şeyler öğrendiği için mutlu oldu.

9. Dedesi Yağız’ın kitap okumaya olan ilgisini nasıl destekledi?

Cevap: Yağız’a kitaplar aldı, onun için bir masa ve sandalye hazırladı. Böylece Yağız’ın dedesinin kütüphanesinde rahatça kitap okuyup öğrenmesini sağladı.

10. Yağız dedesiyle birlikte hangi işleri yaptı?

Cevap: Dedesiyle birlikte yemek yaptı, düğme dikti ve ahşap bir kulübe yaptı. Bu etkinlikler sayesinde yaparak ve yaşayarak birçok şey öğrendi.

11. Yağız’ın dedesi nasıl bir insandı?

Cevap: Dedesi doğayı seven ve koruyan, sabırlı, yardımsever, merhametli ve empati duygusu yüksek bir insandı. Doğanın korunması gerektiğine inanıyordu.

12. Dedesi neden evini satmak istemiyordu?

Cevap: Evinin bulunduğu yerde büyük binaların yapılmasını istemiyordu. Doğanın ve yeşil alanların korunmasını istiyor, doğanın kendi hâline bırakılmasının daha doğru olduğunu düşünüyordu.

13. Dedesinin Yağız’a verdiği karne hediyesi neydi?

Cevap: Dedesi Yağız’ı, kendi çocukluğunun geçtiği eski mahalleye götürdü. Oradaki çocukluk anılarını ve geçmişini Yağız’a anlattı. Bu gezi, Yağız için bir karne hediyesiydi.

14. Yağız’ın doğum gününde dedesinden ne bekliyordu?

Cevap: Yağız, doğum gününde dedesinden son model bir Pro Dragon bekliyordu.

15. Dedesi Yağız’a doğum gününde ne hediye etti?

Cevap: Dedesi ona teknolojik bir oyuncak yerine bir zerdali ağacı hediye etti.

16. Yağız zerdali ağacı hediye edilince ilk başta nasıl tepki verdi?

Cevap: Yağız, beklediği teknolojik oyuncak yerine bir ağaç aldığı için ilk başta sinirlendi ve hayal kırıklığına uğradı.

17. Yağız daha sonra zerdali ağacı sayesinde neyi anladı?

Cevap: Mutlu olmanın sadece teknolojik eşyalara sahip olmakla mümkün olmadığını, asıl önemli olanın güzel anılar biriktirmek ve sevdikleriyle vakit geçirmek olduğunu anladı.

18. Zerdali ağacı Yağız’ın arkadaşlarını nasıl etkiledi?

Cevap: Arkadaşları Yağız’ın bir ağacı olmasına şaşırdı ve onların da bir ağacı olmasını istediler. Böylece Yağız’ın zerdali ağacı başkalarının da doğaya ilgi duymasını sağladı.


19. Sınıf pikniği nerede yapıldı?

Cevap: Sınıf pikniği dedesinin bahçesinde yapıldı.

20. Yağız’ın kitap boyunca kişiliğinde ne gibi değişiklikler oldu?

Cevap: Başlangıçta sıkılan, yalnız ve içine kapanık bir çocuk olan Yağız, dedesiyle vakit geçirdikçe sosyal, meraklı, dikkatli ve hayatı seven bir çocuk hâline geldi. Öğrenmeye, doğaya ve insanlarla iletişim kurmaya daha fazla önem vermeye başladı.

21. Yağız dedesiyle vakit geçirerek neler öğrendi?

Cevap: Yağız kitap okumayı, yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi, doğayı sevmeyi, insanlara yardım etmeyi, paylaşmayı ve güzel anılar biriktirmeyi öğrendi. Ayrıca sevginin ve iyiliğin önemini de dedesinden öğrendi.

22. Dedesinin çocukluğu hakkında Yağız neler öğrendi?

Cevap: Dedesi küçükken balonu çok severmiş. Dedesi, kendi babasının da sürekli dallara asıldığını ve radyo dinlediğini anlatmıştı. Yağız, babasının çocukluğunun kendi çocukluğuna benzeyen yönleri olduğunu öğrenince mutlu olmuştu.

23. Dedesi öldükten sonra Yağız ne yaptı?

Cevap: Ailesi dedesinin evini satmadı ve evi Yağız’a verdi. Yağız zaman zaman dedesinin evine giderek anılarını hatırladı. Bir gün dedesinin mezarını ziyaret etti ve mezarına yeşil bir balon bıraktı.

24. Yeşil balonun kitapta nasıl bir anlamı olduğunu düşünüyorsunuz?

Cevap: Yeşil balon, Yağız’ın dedesine olan sevgisini, özlemini ve onunla yaşadığı güzel anıları temsil ediyor olabilir. Aynı zamanda dedesinin doğaya olan sevgisini de hatırlatıyor.

25. Dedesinin Yağız’a öğrettiği “Bazen az, çoktan daha iyidir.” sözü ne anlatmaktadır?

Cevap: Bu söz, insanın çok fazla eşyaya veya maddi imkâna sahip olmasının her zaman daha mutlu olacağı anlamına gelmediğini anlatır. Bazen daha az şeye sahip olup sahip olduklarımızın değerini bilmek ve güzel anılar biriktirmek daha önemlidir.

26. Dedesi insanın içindeki iki duygu olarak neleri gösteriyordu?

Cevap: Dedesi insanın içinde sevgi ve nefret olmak üzere iki duygu olduğunu söylüyordu.

27. “Hangisini beslersek ona dönüşürüz.” sözüyle ne anlatılmak istenmiştir?

Cevap: İnsan, içinde hangi duyguyu daha fazla büyütürse zamanla o duyguya göre davranmaya başlar. Bu nedenle sevgi ve iyiliği beslemek, nefret ve kötülükten uzak durmak gerekir.


28. Kitabın ana fikri nedir?

Cevap: Kitabın ana fikri, mutluluğun maddi eşyalarda değil; sevgi, aile, dostluk, doğa ve sevdiklerimizle biriktirdiğimiz güzel anılarda olduğu düşüncesidir.

29. Kitapta doğanın korunmasına neden önem verilmiştir?

Cevap: Çünkü doğa insanların yaşamının önemli bir parçasıdır. Dede, büyük binaların ve betonlaşmanın doğaya zarar verdiğini düşünüyor ve doğal alanların korunması gerektiğine inanıyordu.

30. Sizce Yağız’ın hayatındaki en büyük değişimin nedeni nedir?

Cevap: Bence Yağız’ın hayatındaki en büyük değişimin nedeni dedesiyle geçirdiği zamandır. Dedesi ona sevgi göstermiş, onunla ilgilenmiş, kitap okumasını ve yeni şeyler öğrenmesini sağlamış, doğayı sevdirmiş ve ona hayatla ilgili önemli bilgiler öğretmiştir. Böylece Yağız yalnızca bilgi açısından değil, kişilik olarak da gelişmiştir.

bb

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabını Tanıtan Bir Yazı Yazınız.

 

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabını Tanıtan Bir Yazı Yazınız.


Zerdali – Dedemle Bir Yıl, yazar Yaşar Bayraktar tarafından kaleme alınmış, çocukların teknolojiyle ilişkisini, aile bağlarını, doğa sevgisini ve büyüklerle kurulan güzel iletişimin önemini anlatan anlamlı bir kitaptır. Kitabın başkahramanı Yağız, yaz tatilinin başında kendisini oldukça sıkılmış ve yalnız hisseden bir çocuktur. Anne ve babasının çalışması nedeniyle zamanının büyük bir bölümünü tablet başında geçirir. Yağız’ın dünyasında teknoloji önemli bir yer tutmaktadır. Ancak dedesiyle vakit geçirmeye başladıktan sonra hayatında önemli değişiklikler meydana gelir.


Yağız’ın dedesi, çevresindekilerin “Huysuz İhtiyar” diye tanıdığı, emekli bir hakimdir. İlk bakışta sert ve huysuz biri gibi görünse de Yağız onu yakından tanıdıkça dedesinin aslında yardımsever, merhametli, cömert ve anlayışlı bir insan olduğunu keşfeder. Dedesi, Yağız’a sürekli öğüt vermek yerine onu dinler, anlamaya çalışır ve kendi deneyimleriyle bazı şeyleri keşfetmesini sağlar.Yağız, dedesiyle birlikte geçirdiği zaman boyunca birçok yeni şey öğrenir. Ahşaptan küçük bir kulübe yapar, yemek yapmayı ve düğme dikmeyi öğrenir, doğayla iç içe vakit geçirir ve kitap okumaya yönelir. Böylece hayatın yalnızca tablet, oyun ve teknolojiden ibaret olmadığını fark eder. Yaparak ve yaşayarak öğrenmenin insana verdiği mutluluğu keşfeder.Kitapta doğa sevgisi de önemli bir yer tutar. Dedenin bahçesindeki ağaçlar onun için çok değerlidir. Yeni binaların yapılmasıyla doğal alanların yok edilmesine karşı çıkar ve evini satmak istemez. Çünkü onun için bahçesi sadece bir evin parçası değil, geçmişinin, anılarının ve doğaya olan sevgisinin bir simgesidir.


Kitabın en anlamlı unsurlarından biri ise zerdali ağacıdır. Dedenin Yağız’a doğum gününde verdiği zerdali ağacı, zamanla ikisi arasındaki sevginin ve dostluğun simgesine dönüşür. Bu ağaç, birlikte geçirilen güzel günleri ve unutulmayan anıları temsil eder.Yağız’ın dedesiyle geçirdiği bir yıl, onun düşüncelerini ve hayata bakışını değiştirir. Başlangıçta “Suskun Oğlan” olarak tanınan Yağız, zamanla çevresini fark eden, üreten, öğrenen ve hayattan daha fazla zevk alan bir çocuğa dönüşür. Dedesi ona yalnızca bazı beceriler kazandırmaz; sevginin, paylaşmanın, doğayı korumanın, kitap okumanın ve birlikte güzel anılar biriktirmenin değerini de öğretir.


Zerdali – Dedemle Bir Yıl, çocuklarla büyükler arasındaki bağın ne kadar değerli olduğunu gösteren sıcak ve düşündürücü bir kitaptır. Kitap, teknolojiyi tamamen reddetmek yerine teknolojinin hayatımızdaki yerini sorgulamamızı ve gerçek hayatın sunduğu güzellikleri de fark etmemizi sağlar. Aynı zamanda doğaya sahip çıkmanın ve sevdiklerimizle kaliteli zaman geçirmenin önemini hatırlatır.Bence kitabın en güzel yönlerinden biri, hayatın en değerli derslerinin bazen kitaplardan veya teknolojik araçlardan değil, yaşadığımız deneyimlerden ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamanlardan öğrenilebileceğini göstermesidir. Yağız’ın dedesiyle geçirdiği bir yıl, onun hayatında unutulmayacak bir döneme dönüşür. Zerdali ağacı da bu güzel dostluğun ve sevginin hafızalarda yaşamaya devam eden sembolü olur.

bb

Vatanın Kalbi Kitabını Tanıtınız

 

 Vatanın Kalbi Kitabını Tanıtınız


Vatanın Kalbi, Metin Özdamarlar tarafından yazılmış, Millî Mücadele dönemini ve vatan sevgisini anlatan bir kitaptır.Kitabın başkahramanı Hasan Kâmil, Hukuk Fakültesinde okuyan, vatanını seven ve futbola meraklı bir gençtir. Babası aktardır. Hasan Kâmil, ana dili dışında İngilizce ve Fransızca bilmektedir.İstanbul, Osmanlı Devleti’ne 465 yıl başkentlik yapmıştır. Ancak işgal yıllarında İstanbul’da hayat oldukça zorlaşmıştır. Vapur seferleri durma noktasına gelmiş, Osmanlı parasının değeri düşmüş ve temel gıda maddeleri pahalanmıştır. Halk işgale karşı büyük bir üzüntü ve tepki yaşamıştır.


Kitapta vatansever insanların oluşturduğu gizli bir teşkilattan söz edilir. Hasan Kâmil’e bu teşkilatta 1341 numarası verilmiştir. Teşkilatın propaganda amacıyla kullandığı en gizli silah futboldur. Teşkilatın yaptığı önemli operasyonun adı ise **“Vatan”**dır.İşgal güçlerine karşı faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle İngilizler tarafından bir süre kapatılan kulüp Fenerbahçe’dir.Kitapta vatanın kalbinin; çocukların alın terinde, kadınların fedakârlığında ve askerlerin kahramanlığında attığı vurgulanır. Azınlık cemiyetlerinde ise vatanın kalbi atmamaktadır.Galip adlı kimsesiz çocuğa Vemra Hemşire vasilik yapar. Vemra Hemşire, Hasan Kâmil’e Çalıkuşu kitabını hediye eder. Bu karakter, kitapta merhamet ve fedakârlığın önemli örneklerinden biridir.


Kitapta vatanın kalbinin attığı geminin adı Sperenzadır. Cephaneler Ankara’ya ulaştırılmak istenir. Bu cephanelerin Anadolu’ya ulaştırılması Millî Mücadele açısından büyük önem taşır.“Nuh”, Mustafa Kemal için kullanılan şifre addır. Hasan Kâmil’in bindiği atın adı ise Şimşektir.

Kitapta Anadolu halkı fedakâr, merhametli ve güçlü iradeli olarak anlatılır. Halk, vatanın kurtarılması için elinden geleni yapmıştır. Mustafa Kemal’in önderliğinde millet birlik ve beraberlik içinde hareket etmiştir.


 Kitap hakkında bilinmesi gerekenler: 

Yazar: Metin Özdamarlar

Hasan Kâmil’in babası: Aktar

Hasan Kâmil’in fakültesi: Hukuk Fakültesi

Hasan Kâmil’in merakı: Futbol

Bildiği yabancı diller: İngilizce ve Fransızca

Teşkilattaki numarası: 1341

Gizli propaganda silahı: Futbol

Operasyonun adı: Vatan

Kapatılan kulüp: Fenerbahçe

Vemra Hemşire’nin baktığı çocuk: Galip

Gemi: Sperenza

Cephanelerin gideceği yer: Ankara

Hediye edilen kitap: Çalıkuşu

“Nuh” şifresi: Mustafa Kemal

Hasan Kâmil’in atı: Şimşek

İstanbul’un başkentlik süresi: 465 yıl

Ana konu: Vatan sevgisi, Millî Mücadele, birlik, beraberlik ve fedakârlık

bb